Büyükdere Cad.Osman Apt.No 58 Daire 16 Kat 7 MECİDİYEKÖY(Mecidiyeköy otobüs duraklarındaki simit sarayı üstü)
Rahim (Uterus) Hastalıkları

Rahim (Uterus) Hastalıkları

Rahim hastalıkları iyi huylu tümörler, rahim kanserleri ve anormal rahim kanamaları  başlığı altında incelenebilir.

Rahimin İyi Huylu Tümörleri

Myom uteri rahimin en sık rastlanılan iyi huylu tümörleridir. Üreme çağındaki kadınların %20-30'unda görülür. Ultrasonografinin yaygın olarak kullanılmaya başlanılmasından sonra bulgu vermeyen küçük myom nodullerinin kolaylıkla saptanması myomların eskiden sanıldığından daha fazla sıklıkta ve çok genç yaşlarda bile görüldüğünü ortaya koymuştur. Myom nedeni tam olarak bilinmiyor. Düz kas hücreleri ve fibröz dokudan oluşmuştur.

En sık 40-45 yaşında görülmesi menapozdan sonra gerilemesi, gebelikte büyüme eğiliminde olması östrojenle ilgisi olduğunu düşündürür. Myomların çapı 2-3 mm den, 25-30 cm'ye kadar olacak şekilde değişen büyüklüktedir. Tümör sayısı tek olabildiği gibi, çok sayıda da olabilir. Myomlar rahim içinde yerleştikleri yere görede isim alırlar: 
 
a-Submukoz myom, rahimin en iç tabakasının hemen altında yerleşir. Büyüdükçe rahim içine doğru uzanıp, rahim iç boşluğunu doldurup veya bir sap ile uzanarak rahim ağzından çıkıp vajinaya doğabilirler.
 
b-İntramural myomlar, rahim duvarının içinde yerleşmişlerdir. Myom çok sayıda olursa rahim patates çuvalı görüntüsü verir.
 
c-Subseröz myom, myom rahimin en dışındaki zarın altına yerleşir, karın içine doğru uzanabilir. 
 
d-İntraligamenter myom, rahimi karın duvarına bağlayan bağların içine doğru büyümüştür.
 
e-Servikal myom, daha az oranda görülür. Rahim ağzında yerleşmiştir.
 
Myomlarda zaman içinde dejenerasyonlar olur. Özellikle büyük myomlarda gözlenir. Dejenersyonlarda şiddetli ağrı olabilir. İstirahat ve ağrı kesicilerle tedavi edilebilir. Bu önlemlerle ağrı geçmiyorsa cerrahi uygulanır.
 
Myomlar genellikle bulgu vermez. Bazen çok büyük olanlar bile bulgu vermez. Bir çoğunun tanısı rutin muayene ve ultrasonografi sırasında konur. Myomların verdiği bulgu yerleşme yerine göre değişebilir.

En sık rastlanılan bulgular: 

a-Anormal kanamalar: Myomların yaklaşık üçte birinde anormal kanama, adet dışı ara kanama, uzamış adet kanaması ve adet miktarında artma olabilir. Kanama fazlalığına bağlı demir eksikliği anemisi(kansızlık) gelişir. Anormal kanama, submukozal yerleşimli kanamalarda daha sık görülür. Myomlu bir hastada anormal kanama yakınması varsa, tek sebebin myom olabileceği yanılgısına düşmemeli. Kanama yapacak diğer nedenlerde araştırılmalı.

b-Ağrı. Ağrı genelde dejener olmuş myomlarda olur. Ağrı yavaş yavaş artan kasık ağrısı olabileceği gibi, ani başlayan şiddetli ağrı şeklindede olabilir. Bazen rahim kasılmalarına bağlı ritmik ağrılarda hissedilebilir. Büyük servikal myomlarda ağrılı ve zor cinsel ilişki yaşanabilir. Gebelikle birlikte olan myomlarda hızlı büyüme ve dejenerasyona bağlı ağrı oluşur.

c-Bası belirtileri: Myomlar büyükse mesane üzerina bası yaparak sık idrara çıkmaya neden olur. Rektuma (barsağın son kısmı) bası yaparak kabızlığa neden olur.

d-Karnın büyümesi,myom fark edilmeyip çok büyürse karında şişlik olur. Özellikle zayıf hastalar karnındaki kitleyi hisseder.

e-Kısırlık , myom tüp köşelerini tıkarsa, rahim iç yapısını bozarsa kısırlığa neden olur veya yerleşmiş embriyonun gelişmesini engelleyerek düşüklere neden olur.

Myom tanısı kadın doğum doktoru tarafından muayene sırasında ve ultrasonografik inceleme ile kolayca konur. Myom tedavisi myomun büyüklüğüne, sayısına, yaptığı şikayetin durumuna göre planlanır. Cerrahi müdahale ile tüm rahim veya sadece myom alınabilir. Veya tibbi takip önerilir.

Adenomyozis

Adenomyozis çeşitli nedenlerle rahimi alınan kişilerin patolojik tetkiklerinde %30 dan fazla bir oranda tesbit edilen patolojik bir tablodur. Rahim adelesi içine rahim iç tabakası olan endometriumun ilerlemesidir. Genellikle 30 yaş üstü ve doğum yapmış kadınlarda   görülür. Rahim büyüklüğü normalden fazladır. Genelde şikayete neden olmaz. Oluyorsada en önemli semptom zamanla artan adet kanamalarının uzaması ve ağrılı adet görmedir. Adenomyozis rahim iç tabakasının kalınlaşması (hiperplazi)  ilede beraber olabilir.

Adenomyozisin tipik bir bulgusu yoktur. Rahim pürelvik muayenede normalden biraz büyüktür ve hassasdır. Adet öncesi ve adet döneminde bu hassasiyet daha fazladır. 40 yaş üstü vedoğum yapmış kadında gittikçe artan uzamış adet kanamaları ve sancılı adet görme varsa, rahim büyük bulunuyorsa akla ilk önce adenomyozis gelmeli. Tanıda görüntüleme yöntemleri ve laboratuar testlerinin önemi yoktur. Ancak uzamış adet kanamasıyla  olasılığı gelen bir kadına mutlaka probe küretaj
yapıp kanser ekarte edilmelidir. Adenomyozis menapozda şikayete neden olmaz. Tedavi hastanın yaşı ve şikayete bağlı olarak tıbbi ve cerrahidir.

Endometrial Polip

En sık 30-60 yaş arasında olur. Rahim iç boşluğuna uzanan dokulardır. Tek veya çok sayıda olabilir. Çok küçük veya büyük olabilirler. Bazen ince uzun bir sap ile vajina girişine kadar uzanabilir. Polip görüntü olarak düzgün yüzeyli,kırmızı ,kahverenginde, ovoıd şekilli bir kitledir. Menapozdaki kadınlarda endometrial poliple birlikte endometrial kanserin bulunma olasılığı fazladır. Poliplerin  çoğu sessizdir. Şikayet yapmaz. Genelde başka bir nedenle yapılan küretajlardan sonra tesadüfen tanı konur. En yaygın görülen şikayet adet harici görülen ara kanamalardır. Adet öncesi ve sonrası lekelenme tarzında kanamaya neden olabilir.

Oluşumunda sebep olarak östrojen hormonu gösterlmiştir. O nedenle poliple birlikte endometrial hiperplazi ve myom gibi patolojilere rastlama olasılığı fazladır. Uzun saplı polipler cervikal kanaldan(rahim ağzı) dışarı çıkarak belirti verirler. Bu tip polipleri dışarı atmak isteyen rahim kasılarak ağrılara sebep olur. Bu tip poliplerde pis kokulu kanlı akıntı olur. Dışarı uzanmış polipin ucu ülsere ve enfektedir. Servikal kanaldan vajinaya uzanan polıp tanısı vajinaya yerleştirilen spekulum denen aletle kolaylıkla konur. Ayrıca ilaçlı rahim filmi (HSG) çekiminde rahim içinde ilaçla dolmayan boşluk şeklinde defekt olabilir. Vajinal yapılan ultrasonografi ile polip tanısı kolayca konulabilir. Menapozdaki kadında eğer rahim iç tabakası kalınlaşıp 5mmden fazla ise rahim içinde patoloji aranmalıdır. Herhangi bir nedenle histeroskopi(rahim içinin  özel bir aletle incelenmesi) yapılan vakalarda polip tanısı tesadüfen konulabilir. Özellikle menapozdaki kadınlarda poliple birlikte % 10 oranında endometrium (rahim) kanseri görüldüğü  unutulmamalı.

Rahim Kanserleri

Rahim kanserleri kanser öncesi lezyonlar ve rahim kanserleri olarak iki başlık altında incelenebilir.

Kanser Öncesi Lezyonlar

Endometrial hiperplazi olarak adlandırılan rahim iç tabakasının kalınlaşmasının  bazı tipleri  rahim  kanseri öncü lezyonları olarak kabul edilir. Endometrial hiperplazi adet görülen rahim iç tabakasının östrojen hormonu etkisinde kalarak kalınlaşmasıdır. Endometrial hiperplaziler tiplerine göre % 0-70 arasında endometrıum kanserine dönüşebilmektedir. Adet  görülen  yıllarda  hiperplazi progesteron yokluğunda inatçı östrojen uyarısı tarafından meydana gelir. Bu daha çok yumurtlamanın olmadığı kişilerde örneğin PCOS(polikistik over sendromu)da olduğu gibi. PCOS lu kadınlarda ovulasyon olmadığı peryodlarda progesteron hormonu salgılanmaz.

Östrojen hormonu rahim iç tabakasını kontrolsuz bir şekilde uyarır. Ve  endometrial hiperplazi denilen rahim iç zar kalınlaşması olur. Menapozdaki kanamanın en sık rastlanılan nedenide endometrial hiperplazidir. Menapozda yumurtalık artık östrojen kaynağı değildir. Menapoz sonrasındaki östrojenin esas kaynağı böbreküstü bezinden salınan androsteroıd(erkeklik hormonu) ismli hormonun vücuttaki yağ dokularında östrojene dönüşmesidir. 

Endometrial hiperplazinin

  • Kistik
  • Adenamotöz
  • Atipik
  • Karsinoma in situ  gibi tipleri vardır.

Bu sınıflandırma patolojik inceleme ile konur. Kadın doğum doktoru tarafından Patolojik inceleme yapılması  için muayene ve jinekolojik ultrasonografi ile endometrial hiperplazi tanısı konmuş hastaya full küretaj yöntemi uygulanır. Full küretaj ile rahim içi tamamen temizlenir ve hastanın normal dışı kanaması dadurdurulmuş olur. Ve patolojik incelemeye tabii tutularak sınıflandırması yapılr. Hiperplazi tedavisi  sonuca ve hastanın yaşı, çocuk isteğine göre cerrahi veya tıbbi olarak planlanır.

Tıbbi tedavi progesteron hormonu ile yapılır. Basit hiperplazilerde uygulanır. 3-6 ay sonra revizyon küretaj yapılarak takip edilir. Atipili hiperplazilerde cerrahi tercih edilen tedavi yöntemidir. Menapoz döneminde ise hiperplazilerde cerrahi ilk tercih edilen yol olmalıdır.

Rahim Kanserleri

Günümüzde rahim kanseri gelişmiş ülkelerde en sık rastlanılan jinekolojik kanserdir. İler yaşlarda görülür. Erken dönemde bulgu verdiği için % 75 olguda erken yakalanır. Endometrium kanseri(rahim kanseri), meme, kolorektal, akciğer kanserinden sonra dördüncü sıklıkta görülen kadın kanseridir. Özellikle postmenapozal dönemdeki(adet görmeyen) kadınların hastalığıdır. Vakaların %75-80 i postmenapozal dönemdedir.%2-5 i 40 yaş altındadır. Obesite, yüksek tansiyon, diabet, doğurmamış olmak riski artıran faktörlerdir.

Gelişiminde östrojen hormonunun rol oynadığı düşünülmektedir. 9-23kg fazlalığı olanlarda risk 3 kat artarken,23 kg üstünde fazlalığı olanlarda risk 10 kat artmıştır. Şişman kişilerde yapılan çalışmalarda kandaki serbest östrojen seviyesi fazla bulunmuştur. Menapoza( 52 yaş sonrası gibi) geç girilmesi  endometriumun daha uzun süre östrojen uyarısına maruz kalmasına sebep olur. Çocuk sahibi olmamış veya az sayıda çocuk doğurmuş kadınlarda, PCOS(Polikistik over sendromu) olan hastalarda artmış risk vardır.

Ayrıca sosyo-ekonomik seviyesi düşük toplumlarda, zencilerde ,uzun süreli, progesteron ilavesi olmadan sadece östrojen hormonu kullanımı da riski artıran faktörlerdir. Meme kanseri vakalarında tekrarları önlemek amaçlı kullanılan, nonsteroıd antiöstrojen olan tamoxifenin de göstermiş olduğu zayıf östrojenik etkinin bile endometriumu uyardığı gösterilmiştir. Östrojenlerle birlikte progesteron kullanımının ise rahim kanseri gelişme riskini azalttığı bilinmektedir.

Rahim kanserinin en önemli belirtisi olan, menapozdaki kadında vajinal lekelenme veya aktif kanama, menapoza girmemiş kadında adet harici bir zamanda kanama olması durumunda kesin tanı için mutlaka full küretaj yapılmalı ve alınan materyaller patolojik incelenmeye alınmalıdır.

Endometrium kanserine spesifik, net sonuçlu bir tarama testi olmamasına rağmen yüksek risk grubundaki kadınlar sıkı takipte olmalıdır. Rahim ağzı kanseri ve öncü lezyonlarının taramasında başarıyla kullanılan  pap smear testi rahim kanserlerinin ancak %50 sinde pozitif sonuç vermektedir. Adet peryodunun ikinci evresinde ve postmenapozal  dönemdeki kadınlardan alınan smearlerde normal veya anormal endometrial hücrelerin(rahim iç tabakası hücreler) görülmesi endometrium kanseri yönünden araştırmayı gerektirir. 

Taramaya alınması gereken gruplar:

  • Menapozda östrojen kullanmak durumunda kalanlar

  • Obesitesi olan ,menapozdaki kadınlar

  • Ailede endometrium,meme,yumurtalık kanseri öyküsü olanlar

  • 52 yaş üstünde menapoza girenler

  • Menapoz öncesi dönemde PCOS olan kişiler



Son yıllarda en etkin tanı araçlarından olan transvajinal ultrasonografi ile endometrium kalınlığının ölçülmesidir. Menapozdaki kadında endometrial kalınlık 5mm üstünde ise daha ileri tetkiklere geçilmelidir.

Endometrium kanserlerinin tedavisi cerrahi-radyoterapi-kemoterapi şeklindedir. Hangi vakaya hangi tedavinin uygulanacağına gelişmiş onkoloji merkezlerindeki ekp karar vermelidir.

İLGİLİ KONULAR