Büyükdere Cad.Osman Apt.No 58 Daire 16 Kat 7 MECİDİYEKÖY(Mecidiyeköy otobüs duraklarındaki simit sarayı üstü)
Menopoz

Menopoz

Menopoz Nedir? 

Menopoz bir kadının son spontan adet kanamasından sonraki süreçtir. Klimakterium ise kadının yaşamında üreme döneminden üreme çağı sonrasına devam eden tüm geçiş sürecidir.

Türk kadınında ortalama menopoz yaşı 46-55 dir. Dünyada ortalama yaş 50 civarıdır. Türkiyede ise ortalama yaş 48 dir. Adetin başlaması ile menapoz yaşı arasında bir korelasyon yoktur. Sigara içilmesinin menapoz yaşını 1,5 sene kadar öne çektiği yapılan çalışmalarla gösterilmiştir. 40 yaşından önce yumurtalık fonksiyonlarının sona ermesi erken menapoz (erken ovaryan yetmezlik) olarak tanımlanmaktadır. Kanda yüksek FSH ve LH DÜZEYLERİ ve 40 yaşından önce oluşan adet görememe ile karakterizedir. Yumurtalık yetmezliği radyasyona, kanser ilaçları kullanımına, viral emfeksiyonlara, ya da cerrahi müdahaleye bağlı olabilir. Fakat bir bölümünde de neden bulunamamaktadır.
 
Klimakteriumda yumurtalık fonksiyonlarının azalması, yumurtlama olmaması ve yumurtalık kaynaklı östrojen hormonundaki azalma ile ilişkilidir. Yumurtalıkda oosit(yumurta ön hücresi) anne karnındaki kız çocuğunda gebeliğin 5. ayında yaklaşık her iki yumurtalıkda 7 milyon cıvarındadır. Bu sayı doğumda 1-2 milyon, ilk adet görüldüğünde 400.000 cıvarı, menapozda da sadece birkaç yüz bin kadardır. Menapoz tanısında, menapoz için herhangi bir şüphe varsa adet görmeyi engelleyen diğer nedenler araştırılmalı. Bu amaçla gebelik testi,prolaktin(süt hormonu) ,serum FSH düzeyi bakılır.FSH' nın 15-20mıU/ml düzeye ulaşması erken yumurtalık yetmezliğinin bulgusudur. Ölçümlerde FSH eğer 40mıU/ml üzerinde ise menapoz tanısı konur. Ayrıca karaciğer fonksiyon testleri,meme muayenesi, mammografi, pelvik muayene, smear testi, anormal kanama öyküsü varsa endometrial biyopsi, kan basıncı ölçümü yapılır.

Menopozdaki Bulgular

1-Vazomotor düzensizlik sonucunda sıcak basmaları olur. Sıcak basması, baş, boyun ve göğüs bölgesindeki derinin aniden kızarması ile karakterizedir. Sonuçta aşırı terleme ve vücut ısısında artış olmaktadır. Sıcak basmaları menapozdaki kadınların % 75 inde görülür. Bunlarında % 80inde 1 yıldan daha uzun, %50 sinde ise 5 yıldan uzun sürer. Sıcak basmasının en etkili tedavisi östrojen uygulanmasıdır. Östrojen alamayan yada östrojenin yan etkilerinin kabul edilemez düzeyde olduğu kadınlarda farklı alternatif ilaçlar kullanılabilir.

2-Ürogenital atrofi, Östrojen düzeyinin azalması ile vajina,vulva ve idrar yollarında atrofik değişiklikler olur. Atrofi dokunun yapısındaki kollajen, yağ dokusu ve su tutucu özelliklerinin kaybolup düz ve ince bir hale dönmesidir. Yağ bezlerinin salgılaması da azalmaktadır. Vajinal duvarlar incelir, elastik yapısını kaybeder, soluk bir hal alır, vajinada kısalma ve daralma olur. Vajina kuruluğu başlar. Vajinal atrofiye bağlı ağrılı cinsel ilişki olur. Sistemik veya lokal östrojen tedavisi faydalı olmaktadır. Östrojen eksikliği mesane ve idrar yolu üzerinde etkili olup idrar yapma sıklığında artma, yanma ve acil idrar yapma hissi yaratır.

3-Düzensiz rahim kanaması, değişen hormonal seviyeden dolayı klimakteriumda düzensiz kanama dönemleri sık olur. Eğer kanamalar 21 günden daha sık aralarla oluyorsa veya 8 günden daha fazla devam adiyorsa veya 6 aylık bir kanamasız dönemden sonra görülüyorsa olası kanser durumunu ekarte etmek için gerekli tetkikler yapılmalıdır.

4-Osteoporoz, kemik kütlesinde azalma ve bunun sonucunda iskelet kırıklarının olabilmesi durumudur. Osteoporoz kemik kütlesinin genç yetişkin gruba göre 2,5 standart sapmadan daha fazla düşme göstermesi olarak tanımlanır. Omurga , kalça ve elbileği kırıkları en sık rastlanılan kırıklardır. Kemik kütlesinde her 1 standart sapma azalması kırık riskini 2 kat artırmaktadır.

Kadın olmak, beyaz veya Asya ırkından olmak, ailede osteoporoz öyküsü, erken menapoz, hareketsiz yaşam, sigara,alkol kullanımı, dengesiz, yetersiz beslenme, yetersiz kalsıyum ılımı, boya göre düşük vücut ağırlığı(düşük beden kitle endeksi) osteoporoz riskini artırmaktadır. Osteoporoz tedavisinde en az 6 yıl, östrojen kullanımının kalça ve el bileği kırıklarını %50 oranında azalttığı gösterilmiştir.

Ayrıca uzun süreli hormon replasman tedavisinin (HRT) omurga deformitesini %90 azaltmaktadır. HRT kesilince kırık riski 6 yıl ve sonrasında hemen hemen ilaçsız dönem riskine dönmektedir.Bifosfonatlar ve calsitonin hormonu diğer seçeneklerdir. HRT 'nin yarar ve riskleri: Kardiyo vasküler hastalıklar kadınlarda ölüme yol açan en önemli nedenleden biridir. Ve 3 kadından biri bu nedenle ölmektedir. Birçok çalışmada östrojen replasmanı uygulanan kadınlarda kalp hastalığı riski % 50 oranında azalmaktadır. Östrojen kullanımı kötü huylu kolestrolü %20 oranında azaltmaktadır. İyi huylu kolestrolü % 15 oranında artırmaktadır. Bu etkiler vajinal ve transdermal yolla kullanılan östrojenlerde gözlemlenmemiştir. 50 yaş üstü bir kadında yaşam boyu endometrium (rahim) kanser gelişme riski % 2,5 tur.

HRT de sadece östrojen ile tedavide rahim kanseri,hiperplazi riski biraz daha yüksek bulunmuştur. Fakat HRT ye progesteron eklenmesiyle bu risk önlenmektedir. Östrojene bağlı gelişen kanser,geçmişde veya yakın zamanda geçirilmiş meme kanseri hikayesi,yakın zamanda konmuş rahim kanseri tanısı,akut damar tıkanıklığı durumları,tanısı konmamış vajinal kanamalar,karaciğer bozukluğu durumlarında HRT uygulanmaz.

İLGİLİ KONULAR