Büyükdere Cad. Osman Apt. No:58 Daire:16 Kat:7 MECİDİYEKÖY (Mecidiyeköy otobüs duraklarındaki Tavuk Dünyası üstü)
Rahim Ağzı Kanseri

Rahim Ağzı Kanseri

Rahim ağzı (serviks) kanserinin tam olarak ne olduğunun anlaşılması açısından serviks adını verdiğimiz alan hakkında özet bilgi geçmek faydalı olacaktır. Serviks, tıp dilinde uterus olarak adlandırılan rahimin, alt kısmına verilen isimdir. Bu alan üreme sistemimizin bir parçası olup, rahim ve vajinayı (doğum kanalı) birleştirmektedir. Serviks, iç ve dış kısımlara sahiptir. Servikal kanser yani rahim ağzı kanseri, iki farklı dokuya sahip bu iç ve dış kısmın birleştiği yerde meydana gelmektedir.

Rahim Ağzı Kanseri Belirtileri Nelerdir?

Rahim ağzı kanserleri birdenbire oluşan kanser türleri değildirler. Vücutta sonradan kansere dönüşecek birtakım değişiklikler kanser öncesi oluşmaya başlar ve rahim ağzı kanserleri, yıllar sonra bu yaşanan değişiklerle birlikte ortaya çıkar. Bu nedenledir ki, teşhis edilmeleri ve yapılan erken teşhisle tedavi edilmeleri mümkün olan kanser hastalıklarıdır.

Rahim ağzı kanserinin genel olarak ilk belirtileri;

  • Vajinada meydana gelen anormal nitelikteki kanama
  • Vajinada meydana gelen kanlı ve sulu akıntılardır.

Rahim ağzı kanseri belirtileri olarak ortaya çıkabilen bu belirtiler, özellikle cinsel ilişki esnasında ya da sonrasında kendini göstermektedir. Bu temel belirtilerin yanı sıra, vajinal huzursuzluk hissi, kötü kokuya sahip vajinal akıntılar meydana gelmesi, ağrı yaşanan idrar yapma durumları da rahim ağzı kanseri belirtileri arasında sayılabilmektedir.

Rahim ağzı kanseri genellikle orta ve ileri yaş aralığındaki kadınlarda görülse de, çok nadiren 20 yaş altında ya da 65 yaş üstünde olmak üzere herhangi bir yaşta ortaya çıkabilmektedir.

Kimlerde Görülür?

Rahim ağzı kanseri, dünya genelinde 45 yaş altı kadınlarda en sık rastlanan, ortalama 35-55 yaş aralığındaki kişilerde, rahim boynu olarak da bilinen, rahimin vajinaya açıldığı yerde meydana gelen bir kanser türüdür. Yapılan araştırmalara göre, kadınlarda en sık görülen ikinci kanser türüdür.

Bunun yanında tüm dünyada kadınlarda kanser ölümlerinin en önde gelen sebebini oluşturmaktadır. En sık görülen kanser türü olmasının yanında, en erken teşhisin yapılabildiği ve erken teşhisle iyi tedavinin sağlanabildiği kanser türüdür. Erken teşhis yoluyla tedavisinin mümkün olması bakımından, kullanılan tarama yöntemleri önemli bir noktaya sahiptir.

Risk Faktörleri Nelerdir?

Rahim ağzı kanserleri, daha önce de belirttiğimiz üzere yıllar içinde meydana gelen hücre değişimleri sonucu kendini gösteren hastalıklardır. Bu yaşanan hücre değişikliklerine sebep olan faktörler ise şu şekilde sıralanabilmektedir:

  • HPV enfeksiyonları; yani vajina bölgesinde siğil oluşmasına sebep olan virüsler doğru ve takipli bir tedavi uygulanmazsa hücrelerde değişikliklere, dolayısıyla zaman içinde rahim ağzı kanserlerine dönüşebilen faktörlerdir.
  • Erken yaşta ilk cinsel ilişki; vajina bölgesinin henüz gelişim aşamasında farklı birtakım etkilere maruz kalmasına sebep olabilir ve durum zaman içinde kendini bir risk faktörü olarak ortaya çıkarabilir.
  • Birden fazla cinsel partner bulunması ya da erkeğin çok partnerli olması durumu, aynı zamanda HPV başta olmak üzere pek çok enfeksiyonun bulaşması ihtimalini ve birçok risk faktörünü beraberinde getirmektedir.
  • Düşük sosyoekonomik seviye ve kötü genital hijyen; hassas bir bölge olan genital bölgenin uygun şartlar altında bakımının sağlanamaması durumunu beraberinde getirebilmektedir. Genital bölge şartlardan fazlasıyla etkilenen, bakımı ve hijyeni titizlik gerektiren oldukça hassas bir bölgedir.
  • Sigara kullanımı ve beslenme eksiklikleri; vücudumuz biz ona ne kadar iyi bakarsak o kadar az hastalık riskiyle karşı karşıya kalmaktadır. Beslenme ve kötü alışkanlıklar, vücut dengesini bozmakta ve hücre değişikliklerini beraberinde getirmektedir. Beslenmede özellikle; A, C, E vitaminlerinin yeterince alınmasına ve Folik Asit eksikliği yaşanmamasına dikkat edilmelidir.
  • Doğum kontrol hapı kullanılması; kullanılan gebeliği önleyici haplar genel sürece yayıldığı zaman vücutta istenmeyen etkiler oluşturabilmektedir. Bu açıdan doğum kontrol haplarının dikkatli ve gerekli durumlarda kullanılması önemlidir.
  • Bağışıklık sisteminin zayıf olması durumu; bütün vücut değişimlerinin öncüsü olacağı gibi, hücresel değişikliklerin de risk faktörüdür.
  • HIV enfeksiyonu ya da cinsel yolla bulaşan hastalıkların varlığı; hücre değişikliklerinin ve daha pek çok olumsuz risk faktörünün kaynağını oluşturabilmektedir.
  • PAP smear testinde anormal bulgular mevcut olması; bilinen rahim ağzı tanı yöntemi olan bu testlerin, anormal sonuçlara sahip olması risk faktörü oluşturmaktadır.

Tarama Nasıl Yapılır?

Rahim ağzı kanserlerinde ilk bulgular düzenli olarak yapılması gereken jinekolojik muayeneler yoluyla sağlanabilmektedir. Bu muayene takibi sırasında, PAP smear testi uygulanan hastalarda anormal sonuçlar görülmesi, rahim ağzı kanseriyle ilgili olarak ortaya çıkan ilk bulgulardır.

Normal şartlar altında 20-30 yaş aralığındaki kadınlarda üç yılda bir PAP smear testi takibi önerilmektedir. 30 yaşından sonra gerçekleştirilen smear testlerine, HPV ve DNA testleri de eklenmektedir. Bu tanı yöntemleri, hasta anksiyetesini azaltan, maliyeti düşüren, doğruluk ve güvenilirlik oranı yüksek olan testlerdir.

Rahim Ağzı Kanserinde Tedavi Yöntemleri

Rahim ağzı kanserlerinin ilk tedavisinde uygulanan yöntemler;

  • Cerrahi yöntemeler
  • Radyoterapi yöntemler olmak üzere iki ana başlığa ayrılmaktadır.

Cerrahi yöntemler, genel olarak hastalığın ilk evresinde henüz kanserin yayılım alanı çok az olduğu zaman ön plana çıkan yöntemlerdir. Henüz yerleşimi rahim ağzında olan primer tümör ve bu tümörün muhtemel yayılım alanları temizlenmektedir. Cerrahi tedavi yöntemleri tümörün boyutuna göre, küçük cerrahi tekniklerden, tüm rahim, rahim ağzı ve lenf bezlerinin de alındığı büyük cerrahi tekniklere kadar değişim gösterebilmektedir.

Radyoterapi yöntemler, rahim ağzında meydana gelen kanserin ileri evreleri için öncelikli olarak uygulanan tedavi yöntemleridir.