Büyükdere Cad.Osman Apt.No 58 Daire 16 Kat 7 MECİDİYEKÖY(Mecidiyeköy otobüs duraklarındaki simit sarayı üstü)
gebelikte kilo alma

Gebelikte Kilo Alımı

Gebe kalmadan önce ideal kilo sınırları içinde olunursa, oluşabilecek birçok önemli sorun en baştan ortadan kaldırılmış olur. Gebelik sırasında aşırı kilolu olmak ve aşırı zayıf olmak sorun yaratabilecek bir durumdur. Normalden zayıf olmak bebeğin zayıf doğmasına neden olur. İdeal kilonun üstüne çıkılıp, fazla kilo alınırsa hem gebenin, hem bebeğin sağlığı tehlikeye atılır. Gebelikde ideal kilo alımı 10-15 kilo arasındadır. Ortalama 12,5 kgdır.

Gebelikte Vücut Değişikliği

  • İlk 3 ay  1-4kg
  • İkinci 3 ay    4-6 kg
  • Üçüncü 3 ay 5-7 kg şeklindedir.

Bu ağırlığın ortalama;

  • 3,5 kg fetus
  •  600 gr placenta (bebeğin eşi)
  •  800gr amnıon sıvısı(bebeğin sıvısı)
  • 1,2kg hücre dışındaki sıvı (ödem)
  • 3,3kg yağ dokusu
  • 1,3kg rahim ve memeler
  •  1,8 kg kan şeklindedir. 

Gebelikde bulantı ve kusma varsa beslenmede değişiklik gündeme gelebilir. Özellikle  ilk aylarda tat ve koku alma bakımından aşırı duyarlılık  olur. Bulantı ve kusmayı azaltmak için yağlı, baharatlı ve kokulu yiyecekler tüketilmemeli. Suyu yemek sırasında değil, yemeklerden yarım saat önce veya sonra içmeli. Yemeklerden sonra gebe biraz yüksek olmak kaydıyla sırtüstü uzanmalı ve 30 dakika kadar dinlenmeli. Sabah yataktan hızlı kalkmamalı ve kalkmadan önce bir dilim ekmek yada galeta ile peynir yenmeli. Az az, sık sık yemek yemeli. Gebelik hormonlarının etkisi ile ve günlük aktivitenin azalmasıyla beslenme düzenindeki değişiklikler kabızlığa neden olur. Meyve sebzeler kabuklarıyla tüketilmeli. Kuru baklagil, bulgur, yulaf ezmesi gibi posalı gıdalar tüketilmeli. Sabah aç karna bir bardak ılık su, kuru kayısı, mürdüm eriği ve kompostosu tüketilmeli. Günde 2-3 litre su tüketilmeli.

Gebelikte Spor

Gebelikde yapılacak uygun ekzersizler gebenin kendini iyi hissetmesini ve sağlıklı kilo almasını sağlar. Genel olarak açık havada yapılan yürüyüş ve yüzme gibi hafif ekzersizler önerilir. Ağırlık kaldırma gibi ekzersizler önerilmez. Gebelikde yapılan hafif ekzersizler kan dolaşımının desteklenmesine, kasların güçlenmesine, fiziksel ve ruhsal zindeliğin sağlanmasına yarar. Gebelikde salınan hormonlar kas ve eklem bağlarının gevşemesine ve sonuçda eklem  ve kas yaralanmalarının kolaylaşmasına sebep olur. Kasların ekzersizle güçlendirilmesi yaralanma riskini azaltır. Doğumu kolaylaştırır, doğum sonrası iyileşme sürecini hızlandırır. Yürüme, yüzme gibi sporlar haftada en az 3 kez yarım saat süreyle yapılır. Gebelik süresince dağcılık, kayak, su altı sporları yapmamalı. Spora ilk 3 ay geçtikten sonra başlamalı son aylarda kesilmeli.

Kanama, kramp, baş dönmesi, baygınlık hissi oluşursa ekzersiz yapmamalı. Ekzersiz sırasında atlama, sıçrama gibi hareketlerden kaçınmalı. Sıcak ve nemli ortamda spor yapmamalı. Son aylarda sırt üstü yatılarak yapılan spordan kaçınmalı. Çünkü bu aylarda büyüyen bebeğin ana atardamara yaptığı baskı kan dolaşımını olumsuz etkiler. Gebeliğin son haftalarında  ayak ve baldır krampları, kan dolaşım bozukluğu ve mineral yetersizlikleri nedeniyle sıkça oluşabilir. Kramp olmasını engellemek için alınabilecek önlem her gün düzenli olarak güçlendirme ekzersizleri yapmaktır. Bunun için en uygun ekzersiz, parmak ucunda yavaşca yükselip alçalarak, topukları yerden kaldırmak ve sonra tam olarak yere basmaktır. Bu ekzersiz 10-20 kere tekrarlanır.
 
Gebelikde hormonlar damarların genişlemesine neden olur, öte yandan rahim büyüyerek kalbe doğru kan akımını güçleştirerek bacaklarda kan birikimine neden olur. Sonuç olarak bacakda varis oluşur. Varis oluşumunu engellemek için otururken bacak bacak üstüne atmamalı, istirahatte iken, bacaklar uzatılarak ayaklar yukarda tutulur. Uzun süre ayakda kalınıyorsa özel elastik çorap giymeli. Yatakda ayak altına yükseltici yastık koymalı. Bacak germe ekzersizleri ve ayak jimnastiği yapmalı.

Gebelikte Sigara ve Alkol Kullanımı

Sigaranın vücuttaki zararlı etkileri  herkes tarafından çok iyi bilinmesine rağmen hem bırakmak, hemde bırakmamak için mücadele verilen sigaranın anne karnındaki bebeğe zararları kesindir. Bebeğin gelişiminde gerilik ve erken doğum riskinde artış olabilir. Sigara içen annelerin bebekleri içmeyenlere göre ağırlıkları ortalama 200-250 gr daha azdır. Sigara içenlerde  kanda karbonmonoksit gazı oranı artar, dokulara O2 taşıyan kandaki hemoglobin ile birleşerek  karboksihemoglobine dönüşür. Bu bileşik kanın O2 taşıma kapasitesini azaltır. Sonuçda anneden bebeğe giden oksijen miktarı azalır. Ayrıca sigaradaki nikotin damarları büzer. Rahime giden kan taşıyan damarlarda büzülür ve dolaşımın iyi olmaması bebeğin gelişimini olumsuz etkiler.
 
Aşırı alkol kullanan annelerin bebekleri fetal alkol sendromu denen bir hastalıkla doğar. Bu sendromda bebekde kısa boy, küçük kulak, küçük kafa ,küçük alın gibi fiziki görünümde sorun ve beyinsel gelişim bozukluğu olur. Bu bebeklerin ölüm oranı normal bebeklere göre daha fazla olup, yaşayan bebeklerinde ortalama zeka seviyeleri daha düşüktür. Gebelikde sigara ve alkol kullanımı uygun olmayan maddelerdir.