Büyükdere Cad. Osman Apt. No:58 Daire:16 Kat:7 MECİDİYEKÖY (Mecidiyeköy otobüs duraklarındaki Tavuk Dünyası üstü)
Düşük Nedir?

Düşük Nedir?

Düşük Nedir? Düşük Riskleri Nelerdir?

Hamilelik, yumurtanın sperm tarafından döllenmesiyle birlikte başlayan süreçtir. Hamilelik süresince, döllenmiş yumurta döl yatağı içerisinde follapi tüpüne doğru ilerleme göstermektedir. Bu süreç 40 hafta sürmekte ve normal doğum olarak adlandırılmaktadır. Döllenen yumurta, diğer adıyla fetüs, bazı durumlarda 40 hafta boyunca hayatta kalamamakta, kaybedilebilmektedir. Döllenmiş yumurtanın hamileliğin ilk 20 haftası içerisinde kaybedilmesi durumu, düşük olarak adlandırılmaktadır. 

Erken gebelik durumlarında yaygın olarak gözlemlenen düşük durumları, tüm gebeliklerin yaklaşık olarak dörtte birini oluşturmaktadır. Yapılan araştırmalara göre tüm gebeliklerin ortalama %15 - %25’i düşük, tıptaki adı ile ‘spontan düşük’ ile sonuçlanmakta, bu düşüklerin %80’inden fazlası gebeliğin ilk 3 ayında gerçekleşmektedir. Hamilelik öncesinde de gerçekleşebilen düşüklerin ortalama %85’i gebeliğin 12.haftasından sonra meydana gelmektedir. 

Düşük Belirtileri Nelerdir?

Hamilelik sürecinde bilinen en önemli ve düşük belirtisi olarak karşımıza vajinal kanama çıkmaktadır. Hamileliklerde vajinal kanama gözlemlenmesi, düşüğün ilk belirtisi olarak kabul edilmektedir. Vajinal kanama ile birlikte kramp ve sırt ağrısı da meydana gelebilmektedir. Ancak bazı durumlarda, başka belirtiler meydana gelmeden, sadece kanama gerçekleşerek düşük yapılabilmektedir. Bu bakımdan, hamilelik döneminde vajinal kanama gözlemlenmesi durumunda acilen uzman kontrolüne başvurulmalıdır. 

Düşüklerde meydana gelebilecek belirtileri genel itibariyle şu şekilde sıralayabilmekteyiz;

  • Alt karın bölgesinde ya da pelvikte şiddetli ağrı
  • Hafiften şiddetliye seyredebilecek dereceli sırt ağrıları meydana gelmesi
  • Vajinal kanama
  • Hareketi engelleyecek şiddette kramp oluşumu
  • Kasılma yaşanması
  • Ateşin yükselmesi
  • Sersemlik hissi ya da bayılacak gibi olma durumu
  • Kişide kilo kaybı yaşanması
  • Pembe ya da beyaz renklerde balgam 
  • Vajinadan pıhtılaşmış ya da dokulu nitelikte boşalma gerçekleşmesi

Düşük gerçekleşmesi durumunda, kadında hamileliğe işaret eden; mide bulantısı, göğüs şişmesi ya da hassaslaşması gibi durumlar gözlemlenmemektedir. 

Kanama Gerçekleşmeden Düşük Yapılır mı?

Düşük, vajinal kanama ya da kramp meydana gelmeden gerçekleşebilmektedir. Hamilelik, bazı durumlarda hiçbir belirti gerçekleşmeden sonlanabilmekte ve düşük gerçekleşebilmektedir. 

Düşük Yapılmasına Neden Olan Risk Faktörleri Nelerdir?

Düşük, döllenmiş yumurtanın ve plasentanın uterus duvarından ayrılması durumudur. Normal gelişim süresi 40 hafta süren fetüsün kaybedilmesinin temel nedeni tam olarak bilinememektedir, ancak çok çeşitli risk faktörlerinin etki oluşturduğu bilgi dahilindedir. 

Düşüğe Sebep Olan Genetik ve Biyolojik Risk Faktörleri Nelerdir?

Düşük yapılmasına sebep olan genetik ve biyolojik risk faktörleri temel olarak şu şekilde sıralanabilmektedir:

  • Embriyo içinde yaşanan genetik problemler; yaşanan düşüklerin en önemli nedenlerini meydana getirmektedir. Embriyo içinde oluşan genetik hatalar ölümcül nitelikte olup, kesinlikle annenin genetik problemlerinden bağımsız şekilde meydana gelmektedir. Kadınlarda yaşın ilerlemesi, özellikle 35 yaş sonrası gebelikleri, embriyo genetik hatalarının meydana gelme riskini arttırmakta ve düşük yaşanmasına sebep olmaktadır. 
  • Anne adayındaki kronik hastalıklar; düşük riskini arttırmaktadır. Bu bakımdan şeker hastalığı bulunan, yüksek kan basıncı gözlemlenen, deri veremi, böbrek yetmezliği ve aşırı çalışan tiroide sahip anne adaylarında düşük yaşanma riski artmaktadır. Bu gibi durumlar, doğum öncesi bakım sürecinde teşhis edilerek risk oranı azaltılabilmektedir. 
  • Akut enfeksiyonlar; kızamıkçık, CMV, zatürre hastalıkları ve bu doğrultuda olağandışı mikroplar içeren akut enfeksiyonlar düşük riskini arttırmaktadır. 
  • Anne adayından kaynaklı oluşan anormallikler; hamileliğin dört ve altıncı ayı arasında meydana gelen düşüklerde önemli bir risk faktörü oluşturmaktadır. Örneğin; kadındaki rahim ağzında bulunan zayıf kas dokusu, anormal nitelikte döl yatağı yapısı, fibroid gibi durumlar düşük nedenleri oluşturmakta, risk faktörleri arasında bulunmaktadır. 

Düşüğe Sebep Olan Diğer Risk Faktörleri Nelerdir?

Düşük, genetik ve biyolojik sebeplerle gerçekleşebildiği gibi, anne adayının yaşam tarzından ve bazı dış faktörlerden kaynaklı olarak da meydana gelebilmektedir. Bu risk faktörlerini şu şekilde sıralayabilmekteyiz;

  • Sigara tüketimi
  • Alkol, tütün ya da kokain içeren maddelerin tüketilmesi
  • Toksinlere ya da radyasyona maruz kalınması
  • Vücut kitle indeksinin normale göre düşük ya da yüksek olması
  • Enfeksiyon oluşumu
  • 35 yaş üstünde olunmasıyla birlikte vücuttaki üreme hormonlarında yaşanan değişimler
  • Hormonal düzensizlikler yaşanması
  • Önceden gerçekleştirilen birden fazla hamilelikler
  • Anne adayında folik asit eksikliği bulunması
  • Döllenen yumurtanın rahime düzgün şekilde yerleşmemesi
  • Beslenme bozuklukları
  • Yasal olmayan ilaçların kullanılması
  • Otoimmün hastalıklar ve deri veremini de içeren bağışıklık sistemi sorunları
  • Doğumsal kalp yetmezliği bulunması