Büyükdere Cad. Osman Apt. No:58 Daire:16 Kat:7 MECİDİYEKÖY (Mecidiyeköy otobüs duraklarındaki Tavuk Dünyası üstü)
Yumurtalık Kanseri

Yumurtalık Kanseri

Yumurtalık kanseri; kadınlarda en sık görülen kanser türlerinden biridir. Aynı zamanda da tedavi süreci oldukça zordur. Günümüzde her 100 kadından yaklaşık 2’sinde görülen yumurtalık kanserinin tanısında geç kalınmaktadır ve hastalık teşhis edildiğinde kanserin ilerlemiş olduğu görülmektedir. Bu nedenle her yetişkin kadının (menopoz sonrası dahil) periyodik jinekolojik muayenelerini aksatmaması önerilmektedir. 

Yumurtalık kanseri genellikle menopoz sonrası dönemde görülmekle birlikte aynı zamanda her yaştan kadında da ortaya çıkabilmektedir. 

Yumurtalık Kanseri Nedir?

Yumurtalıkların ana dokusunu epitelyum hücreleri oluşturmaktadır. Bu hücrelerdeki kontrolsüz büyüme ya da çoğalma yumurtalık kanserine yol açmaktadır. Yapılan araştırmalar sonucunda yumurtalık kanserinin %80’inin epitelyum hücrelerinde geliştiği gözlemlenmektedir. 

Yumurtalık Kanserine Neden Olan Faktörler

Yumurtalık kanserinin açığa çıkmasında da her kanser türünde olduğu gibi belli başlı faktörler bulunmaktadır. Bu faktörler aşağıdaki şekilde sıralanabilmektedir;

  • Genetik faktörler: ailede yumurtalık kanseri ya da meme kanseri görülmesi riski arttırmaktadır. 
  • Yumurtlamayı etkileyen ilaçların yanlış şekilde kullanılması
  • Hiç doğum yapmamış olmak
  • Bazı genlerdeki değişimler yumurtalık kanseri oranının yükselmesine neden olmaktadır. 

Yumurtalık Kanserinin Belirtileri Nelerdir? 

Çoğu kadında yumurtalık kanseri herhangi bir şikayete neden olmamaktadır. Bu hastalığın belirtileri diğer pek çok hastalığın belirtileri ile benzerlik göstermektedir ve bu belirtiler aşağıdaki şekilde sıralanabilmektedir;

  • Kilo kaybı
  • Bağırsak alışkanlıklarında değişim, kabızlık ya da ishal 
  • Sürekli tokluk hissi
  • Karında basınç ve şişkinlik 
  • Kasıklarda ağrı
  • Gaz ve bulantı gibi şikayetlerin uzun süre yaşanması
  • Vajinal kanama

Yumurtalık kanserinde hücrelerin büyümesi ve çoğalması sebebi ile karında baskı artmaktadır. Bu bölgedeki diğer sistemler de bu baskıdan etkilenmektedir.

Yumurtalık Kanserinde Tanı

Daha önce de belirtildiği gibi yumurtalık kanserinde teşhis aşamasında çoğunlukla geç kalınmaktadır. Bu nedenle jinekolojik kontrollerin aksatılmaması önerilmektedir. Fizik muayenede karında şişlik fark edilmesi ya da ultrason ile kontrol sırasında yumurtalıklardaki şekil bozukluğunun fark edilmesi yumurtalık kanserinin erken evrede teşhis edilmesini kolaylaştırmaktadır. Bununla birlikte yumurtalıklardaki her kist kanser olduğu anlamına gelmemektedir. Özellikle üreme çağındaki kadınların pek çoğunda genital sistemde birtakım kistler oluşmaktadır ve bu kistler genellikle zararsızdır. 

Yumurtalık Kanseri Tedavisi

Yumurtalık kanseri cerrahi olarak tedavi edilmektedir. Kanser örnekleri karın dokularından alınmaktadır. Cerrahi uygulama sonrasında ise kemoterapi süreci yaşanmaktadır. İleri evrelerde teşhis edilen kanserlerde ise cerrahi yöntemlere başvurularak kanseri hücrenin alınması çevre dokulara zarar verilmesi açısından zor olabilmektedir. Bu süreçte öncelik kemoterapi ile kanserli dokunun küçültülmesi hedeflenmektedir. 

Yumurtalık kanseri cerrahisinde, kanserin yayıldığı tüm doku ve organların çıkarılması amaçlanmaktadır. Ameliyat, genellikle hem yumurtalıkların, tüplerin, uterusun ve etrafındaki lenf düğümlerinin ve omentum olarak bilinen abdominal adipoz doku tabakasının ve apandisitin çıkarılması dahil olmak üzere kapsamlı bir şekilde gerçekleştirilmekte ve böylece kanserli doku kalmamaktadır. Tümör büyük ölçüde alındığında kemoterapi daha etkili olabilmektedir. Bu, yumurtalık kanserli bir hastanın tedaviye yanıt verme olasılığını ve hayatta kalma şansını arttırmaktadır Operasyonun uygun ve uygun koşullarda yapılması ve uzmanlar tarafından yapılması çok önemlidir. Hastanın iyileşmesi operasyonun başarısına bağlıdır.

Ameliyattan sonra, hastalığın vücuttaki başka bir organa yayılıp yayılmadığı kontrol edilmektedir. Kanser hücreleri yayılmadığı hastalarda, yumurtalık kanseri için ameliyattan sonra kemoterapi gerekli olmayabilmektedir. Ancak, yayılma belirtileri varsa, ameliyattan sonra kemoterapi veya radyasyon tedavisi uygulanmalıdır. Kemoterapi veya radyasyon tedavisi, hastalığın gelişimine bağlı olarak 6 veya 8 döngü şeklinde uygulanmaktadır. Hastalığın tedavisinde yeni yöntemler de kullanılmaktadır. Uygulama ayrıca hedeflenmiş ajanlarla da yapılabilmektedir. İyileşme şansı artar. Tedavi sırasında uterusu korumaya çalışırlar. Hasta gençse ve hastalığın gelişimi uygunsa, yalnızca kanserli doku ve kanserli bir yumurtalık çıkarılmaktadır.