Büyükdere Cad. Osman Apt. No:58 Daire:16 Kat:7 MECİDİYEKÖY (Mecidiyeköy otobüs duraklarındaki Tavuk Dünyası üstü)
Erken Doğum Nedir?

Erken Doğum Nedir?

Doğum, yumurtanın sperm tarafından döllenmesinin ardından 40 haftalık bir gelişim ve büyüme sürecinin ardından bebeğin doğumuyla sonuçlanan aşamadır. Ancak bazı durumlarda doğum, normal sürecinde seyir göstermemekte ve 40 haftalık gelişim süreci henüz tamamlanmadan gerçekleşebilmektedir.

Erken Doğum Nedir? Erken Doğuma Karşı Hangi Önlemler Alınmalıdır?

Dünya Sağlık Örgütü tarafından, ortalama 37-40 hafta içerisinde gerçekleşen hamilelik sürecinin, 26. gebelik haftasından sonra ve 37.gebelik haftasından önce gerçekleşmesi durumu erken doğum olarak tanımlanmaktadır. Dünya üzerinde, her yıl 13 milyon erken doğum gerçekleşmekte ve bu doğumların yaklaşık 1 milyonu erken dönemde ölümle sonuçlanmaktadır. Erken doğum riskli bir durumdur, ancak erken tanı ve ilgili önlemlerin alınması yoluyla risk oranı en aza indirilebilmekte, gelişimini tamamlayan sağlıklı bebekler dünyaya gelebilmektedir.  

Bir Risk Faktörü Olarak Erken Doğum Nedir?

Doğum sürecinin 36.gebelik haftasının tamamlanmasından önce başlaması ve bebeğin doğumuyla sonuçlanması, erken doğum ya da diğer adıyla preterm (zamanından önce) doğum olarak adlandırılmaktadır. Gelişim sürecini henüz tamamlamadan ve zamanından önce doğan bebeklere ise, prematüre (olgunlaşmamış) bebek adı verilmektedir. Prematüre bebekler, zamanından önce dünyaya geldikleri için, organ sistemleri ve özellikle de akciğerleri gelişimlerini tamamlamamış nitelikte olmakta, bu sebeple yoğun bakımda özel bir bakım sürecine ihtiyaç duyulmaktadır. 

Erken doğum, bütün gebeliklerin yaklaşık %8’inde meydana gelmektedir. Bebeklerin gelişimlerini tamamlamadan dünyaya gelmeleri, bebeğin doğum sonrası erken dönemde ölüm riskini barındırmakta ve erken dönem bebek ölümlerinin en önde gelen nedenleri içerisinde bulunmaktadır. Bu risk, erken doğum tanısının konulmasıyla büyük oranda önlenebilmektedir, çünkü erken doğum, tanısı erken konulduğu zaman durdurulabilmektedir. Bu bakımdan, anne adaylarının erken doğum riski hakkında bilgi sahibi olması ve olası belirtilere karşı dikkatli hareket etmesi oldukça önemlidir. 

Erken Doğumun Belirtileri Nelerdir?

Erken doğum riski, erken tanısı gerçekleştirilebilen bir durumdur. Bu noktada erken doğumun belirtileri hakkında bilgi sahibi olmak oldukça önemlidir. Erken doğum belirtilerini şu şekilde sıralayabilmekteyiz;

  • Rahim kasılmaları, erken doğumun gerçekleşmesi için temel şarttır. Rahim kasılmaları, bazı durumlarda kendini ağrı ile belli etmekte, ancak bazı durumlarda ağrısız gerçekleşebilmektedir. Avuç içinin karın bölgesine hafifçe dokundurulmasıyla, avucun altında rahmin toplanma hissi oluşturması kasılma belirtisi kabul edilmektedir, ağrının olması şart değildir. Bir saat içerisinde 4 ya da daha çok kasılma yaşanması durumunda kesinlikle doktor kontrolüne başvurulması gerekmektedir. 
  • Adet sancısını andıran ağrılar, kramplar
  • Pelviste dolgunluk hissi
  • Vajinal akıntıda artış gözlemlenmesi ve niteliğinin değişmesi (sulu, kanlı akıntı) 
  • Pozisyona bağlı oluşmayan bel ağrıları
  • İshal ile birlikte ya da tek başına oluşan bağırsak krampları

Doğum için temel belirti, rahim kasılmalarıdır. Rahim kasılması yaşadığınızdan emin olmadığınız ve yukarıdaki durumlardan herhangi birinin bulunduğu durumlarda mutlaka doktor kontrolüne başvurunuz.

Erken Doğuma Karşı Alınabilecek Önlemler Nelerdir?

Erken doğum, tanısı gerçekleştirildiği ve uygun şartlar sağlandığı takdirde önlenebilmekte ve bebeğin gelişimini tamamlaması açısından zaman kazanılabilmektedir. 

Erken doğum riski bulunan anne adaylarının rutin antenatal tetkikleri yapılmakta, ultrason ile gebelikte bulundukları hafta belirlenmekte ve anomali araştırması gerçekleştirilmektedir. Gebeliğin 28.haftanın üzerinde olması durumunda, NST cihazı ile yaşanan rahim kasılmalarının seyri değerlendirilmekte ve fetüs gözlemlenmektedir. Rahim açıklığının 4cm ve üzeri olduğu durumlarda, yapılan değerlendirmeler doğrultusunda aksi bir durum bulunmamaktaysa, doğum genellikle kendi seyrine bırakılmaktadır. Yapılan değerlendirmeler sonucunda erken doğum riski tespit edilmesi durumunda, gerekli ve detaylı araştırmalar gerçekleştirilerek tokoliz (erken doğumu önleyici) tedavi uygulanmaktadır. 

Gebelik Kontrollerinin Düzenli Yapılması

Gebelik kontrollerinin düzenli gerçekleştirilmesi, erken doğum riski oluşturabilecek faktörlere karşı erken müdahaleyi ve risk faktörlerinin oluşumuna karşı önleyici tedaviyi mümkün kılmaktadır. 

  • Düşük riskini azaltmaktadır.
  • Rahim ağzı açıklığı, düzenli kontroller gerçekleştirilerek sürekli değerlendirilebilmektedir. 
  • Rahim ağrılarının sıklığı ve süresi değerlendirilebilmektedir. 
  • Doğum açısından önemli olan enfeksiyonların taranması ile riskler önemli oranda azaltılabilmektedir. 

Rahim Ağzı Uzunluğu Ölçümünün Yapılması

Özellikle önceden erken doğum öyküsü bulunan gebeliklerde, rahim ağzı uzunluğunun ölçülmesi, erken doğumun tahmin edilmesinde oldukça önemli bir rol oynamaktadır. Tüm gebeliklerde erken doğumun tahmin edilebilmesi için rahim uzunluğu ölçümü oldukça gereklidir. 

Anne adayının rahim ağzı uzunluğu ne kadar kısa ise (2,5 cm ve altı), rahim içinde enfeksiyon oluşma ve erken doğum ihtimali o kadar artış göstermektedir. Bu bakımdan rahim ağzı uzunluğunun az olduğu tespit edilen anne adaylarının yakın takibe alınması ve uygun tedavinin uygulanması yoluyla erken doğum önlenebilmektedir. 

Progesteron Tedavisi

Geçmişinde erken doğum hikayesi bulunan kadınlarda, erken doğum gerçekleşme riski 2,5 kat artış göstermektedir. Bu bakımdan erken doğum riski taşıyan anne adaylarının erken doğumu tahmin, tedavi ve korunma programı doğrultusunda detaylı takibe alınması gerekmektedir.

Özellikle geçmişinde erken doğum öyküsü bulunan kişilere, vajinal yoldan progesteron tedavisi gerçekleştirilmesinin erken doğum riskini önemli oranda azalttığı gözlemlenmiştir. 

Anne adayının kilosunun ve yaşının ideal aralıklarda sabitlenmesi, iki gebelik arası sürenin 1 yılın üzerinde olması, sigara, alkol gibi kötü alışkanlıklardan uzak durulması, erken doğum riskini azaltan faktörler arasında sıralanabilmektedir.